Kayıtlar

FEHİM İLE BEHİYE MUĞLA YEMİŞENDERE KÖYÜ BÖLÜM -3

Resim
FEHİM İLE BEHİYE   MUĞLA YEMİŞENDERE  KÖYÜ BÖLÜM -3 Fehim nasıl başlamalı bilmiyorum ama bunu haketmediğimi düşünüyorum, ilk satırı okuyunca anladı Behiye’den geldiğini. Hım istediğim yazı doğruya dedi Memlekete giderken Muğla’ya varıncaya kadar açmadı kağıdı. Arabada köyden insanlar vardı. Laf söz olur diye artık o da çekiniyordu. Derken Denizli’ye yola koyulunca gömleğinin sol cebinin üzerinde eliyle sıkıştırdığı mektubu okumanın sabırsızlığını yaşıyordu. Alelacele açtı mektubu. Fark etmeden ne de çok sıkmıştı. Başladı buruşmuş mektubu okumaya. Heyecan dolu yoğun bir hisle göz gezdirdi mektubun üzerinde. Ne çok Fehim yazıyordu. Behiye’nin kaleminden Fehim yazılması anlam yüklü koca bir mutluluktu. Gözleriyle kavradı tüm yazıları. Bazı yerlerine karanlık çöktüğünü, yazının karalanıp tekrar yazılmasından anlamıştı. Kızgındı, bu tıpkı gaz lambasının sabaha kadar yanmasının sıcaklığını andıran bir kızgınlık gibiydi. Ara ara ılık, ara ara da çok sıcak. Behiye neden diy...

FEHİM İLE BEHİYE - MUĞLA YEMİŞENDERE KÖYÜ BÖLÜM -2

Resim
FEHİM İLE BEHİYE   MUĞLA YEMİŞENDERE  KÖYÜ BÖLÜM -2 Çocuklar öğretmenim diye diye koşuşturdular. Elindeki salçalı ekmeği uzattılar. Teşekkür ederim çocuklar, çok güzel görünüyor ama yemeğe gidiyorum. Muhtarın oğlu Hamit, Behiye ablam çok güzel salçalı ekmek  yapıyor ve biz top oynamaya değil aslında salçalı ekmek yemeğe geliyoruz deyince Behiye, utançtan iyice kızarmıştı. Öyle mi çok şanslısınız o zaman deyip Behiye'ye bakıp gülümseyerek, nasılsın Behiye? İyiyim Fehim sen nasılsın, iyiyim ormancı Mehmet amcalara yemeğe davetliyim oraya gidiyorum derken, yemeğe gidiyor oluşunu söylemek bile sanki içinde külçelenmiş Behiye’siz yalnızlığı anlatıyor gibiydi. Afiyet olsun derken biraz daha kal da hasret kaldığım yüzünü ser bahçeme der gibiydi.  Sağ olasın derken bir şey daha söylese de biraz daha kalsam  diye geçiriyordu içinden. Çocuklara dönerek, çok oynamayın biraz da ders çalışın hava kararıyor deyip oradan uzaklaştı. Hamit çok açık gözdü. Behiye ablasını...

FEHİM İLE BEHİYE - MUĞLA YEMİŞENDERE KÖYÜ ANILARINI YAŞATMA ADINA 1. BÖLÜM

Resim
FEHİM İLE BEHİYE  MUĞLA YEMİŞENDERE KÖYÜ  ÖN SÖZ   Hikayelerde yaşamak diye bir şey vardır ya, bazı insanlar hikayelerde yaşamayı fazlasıyla hak ediyor. Peki ya sadece insanlar mı, ya kaybolmuş değerler? Hikayeme, Muğla-Yemişendere köyünden hisler, kişiler, anılar ektim. Yöre halkına katkılarından dolayı teşekkür ederim. Duyduğum ve köye ait olan değerlere sıklıkla yer vermeye başladım. Hikayemin şuanda kaç bölümden oluşacağını tam olarak bilemiyorum ama ilk bölümünü yayınlıyorum. Arası çok uzamadan diğer bölümlerini de sizlerle paylaşacağım. Okurken anımsayacağınız o kadar çok şey var ki sıkılmadan bir solukta okuyacağınız bir hikaye daha. Hikayemde beş ya da altı kahramanım dışında hepsi gerçek kişilerdir. Fotoğraflar, köyden karelerdir. Sonunda yaşayan kişilerin şimdiki hallerini de paylaşacağım. Orijinalliğini bozmamak adına gerek mahalle gerekse kişi lakap ve unvanları olduğu gibi aktardım. Yani yöre ağzını yazmak istedim. Torunlar, çocuklar lakapsız anımsayama...

BİR GÖÇMEN SARISI

Resim
BİR GÖÇMEN SARISI     ÖN SÖZ Yaşamadan bilemeyeceğimiz bazı şeyler vardır. Bir göçmen sarısı, gerçek hayatla bağdaşmayan; ama izlerini taşıyan, sizin de seveceğinizi düşündüğüm bir hikaye. Hep birlikte keyfine varmamız dileğiyle .     Gölgesi serin kuyulara düşen, alçak tavanlı evlerde büyüyordu. Hem kendi evleri hemde komşularının evleri, orada yaşayan herkesin evi alçak tavanlı geniş ahşap kirişliydi. Orhan, evin hem küçük hemde büyük oğluydu. Yeri geldiği zaman anneannesiyle geldikleri Bulgar köyünün durumunu konuşuyor, yeri geldi mi oynamak için yaptığı oyuncaklarıyla oynuyordu. Çoğu zamanda kimsenin farkına varmadığı matematik gerektiren oyunlar kuruyordu. Matematiksel zekası çok parklaktı.       Öylesine uslu ve masumdu ki görenlere böyle çocuk mu olur dedirtiyordu. Annesi ve babası tüm gün özlüyor ama sıcak havalardan çabuk etkilenen, 5 yaşına gelmiş olsa da bebeksi tenini bir türlü kaybetmeyip güneşe dayanamayan Orhan'ı yanlarına ala...